Karabat’tan Şimşek’e: Sizin bildiğinizi bu millet niye bilmiyor?

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde fon krizindeki denetim süreçlerini ve ekonomi yönetiminin sorumluluğunu gündeme taşıdı. Bakan Mehmet Şimşek’i istifaya çağıran Karabat; enflasyon hedefleri, borçlanma politikası ve vergi yükü üzerinden de ekonomi programını eleştirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2027 yılı bütçelerini, kesin hesaplarını ve Sayıştay raporlarını görüşmek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Bakan Mehmet Şimşek’in sunumunun ardından siyasi parti grupları adına milletvekilleri söz aldı.

ŞİMŞEK’E İSTİFA ÇAĞRISI

Komisyonda YENİ Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, fon krizinde yatırımcıların birikimlerini kaybetmesinde denetim kurumlarının ve siyasi karar vericilerin sorumluluğu bulunduğunu savundu.

Ekonomi yönetiminin uyarılara rağmen zamanında müdahale etmediğini ileri süren Karabat, Şimşek’e, “Milletten affınızı isteyin. İstifa edin. Millete yapabileceğiniz en büyük iyilik budur” diye seslendi.

FON TEKLİFİ GÖRÜŞMELERİNE KATILMAMASINA TEPKİ

Karabat, Şimşek’in fonlara ilişkin kanun teklifinin görüşüldüğü toplantıya Türkiye’de bulunmasına rağmen katılmadığını belirterek, bu tutumu Meclise ve mağdur yatırımcılara karşı sorumluluk üzerinden eleştirdi.

Şimşek’e “Size saygı duymuyorum” sözleriyle tepki gösteren Karabat, bütçe talebiyle Komisyona gelen ekonomi yönetiminin, fon krizine ilişkin sorulara da yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Karabat, “Hesap vermek gibi bir geleneğiniz yok mu sizin? Bu millete hesap vermeyecek misiniz?” ifadelerini kullandı.

“SİZİN BİLDİĞİNİZİ BU MİLLET NİYE BİLMİYOR?”

Bakan Şimşek’in fonlardaki manipülasyonlara ilişkin daha önce kullandığı “Biliyoruz” ifadesini hatırlatan Karabat, hangi bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmadığını sordu.

Manipülasyondan yararlanan isimlerin, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin ve varsa siyasi bağlantıların açıklanmasını isteyen Karabat, “Neyi biliyorsunuz siz? Sizin bildiğinizi biz niye bilmiyoruz? Sizin bildiğinizi bu millet niye bilmiyor Sayın Bakan?” diye konuştu.

Krize ilişkin bilgilerin açıklanmamasının şeffaflık ilkesiyle bağdaşmadığını savunan Karabat, yatırımcıların kayıpları karşısında ekonomi yönetiminin hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

DENETİM ZİNCİRİNİ BEŞ BAŞLIKTA SORGULADI

Fon krizini izin, gözetim, piyasa altyapısı, para hareketlerinin takibi ve üst koordinasyon olmak üzere beş başlıkta değerlendiren Karabat; SPK, BDDK, Borsa İstanbul, Takasbank, MKK, MASAK ve Finansal İstikrar Komitesinin süreçteki rollerini gündeme getirdi.

Piyasaya giriş izinleri ile halka arz onaylarından başlayarak kamu otoritelerinin sorumluluğunun incelenmesini isteyen Karabat, bazı hisse senetlerinde görülen olağanüstü fiyat artışlarına neden zamanında müdahale edilmediğini sordu.

Denetim mekanizmalarının gelişmeleri izlemekle yetindiğini ileri süren Karabat, küçük yatırımcının korunamadığını savundu.

TAKASBANK VE MKK İÇİN AÇIKLAMA TALEBİ

Sorunlu fonların küçük yatırımcıya Takasbank’ın platformu üzerinden satıldığını belirten Karabat, Merkezi Kayıt Kuruluşunun yönetim yapısına ilişkin iddiaları da gündeme taşıdı.

Tera’nın patronunun MKK yönetiminde görev yaptığını, aynı yönetimde kamu bürokrasisinden isimlerin de bulunduğunu söyleyen Karabat, bu kişilerin gelişmelerden haberdar olup olmadığını sordu. Varsa uyarıların Bakanlığa iletilip iletilmediğinin açıklanmasını istedi.

Karabat, önceki komisyon görüşmelerinde Takasbank’ın Tera’ya sağladığı finansmana ilişkin yapılan açıklamaları da hatırlatarak, kamuoyunun bu işlemler hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

MASAK’A ULAŞAN İHBARLAR VE GECİKEN TEDBİRLER

MASAK’a ulaşan ihbarların değerlendirilme biçimini eleştiren Karabat, yüksek tutarlı yurt dışı para hareketlerine ilişkin kontrol mekanizmalarını sorguladı. Kurum yöneticilerinin önceki komisyon toplantılarında verdiği yanıtların sorumluluğu ortadan kaldırmadığını savundu.

Finansal İstikrar Komitesinin Aralık 2025’te tedbir tavsiyesinde bulunduğunu, ilgili düzenlemenin ise dokuz ay sonra yapıldığını söyleyen Karabat, Komite Başkanı olarak Şimşek’in bu gecikmenin hesabını vermesi gerektiğini belirtti.

BAĞIMSIZ KOMİSYON ÇAĞRISI

Fon krizinin bağımsız bir komisyon tarafından incelenmesi gerektiğini dile getiren Karabat, denetimle görevlendirilen isimlerin olayların yaşandığı dönemde ilgili kurumların yönetimlerinde görev yapmış olmasını eleştirdi.

Denetleyen ile denetlenen konumlarının iç içe geçtiğini savunan Karabat, “Böyle bir denetleme sistemi olur mu?” diye sordu.

Fon teklifinin görüşmelerinde Komisyona bilgi veren bazı yöneticilerin daha sonra soruşturmaların konusu hâline geldiğini de söyleyen Karabat, kurumların işleyişine ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmasını istedi.

SİYASİ SORUMLULUK VE “AHTAPOT” TARTIŞMASI

Adalet Bakanı’nın üst düzey finans bürokrasisini kapsayan bir yapılanmadan söz ettiğini aktaran Karabat, bu açıklamaların ekonomi yönetimi açısından da yanıtlanması gereken sorular ortaya çıkardığını savundu.

Cumhurbaşkanı ile ekonomi yönetiminin atama, gözetim ve koordinasyon sorumluluklarına işaret eden Karabat, muhalefete yönelik kullanılan “ahtapot” benzetmesini fon krizindeki iddialarla ilişkilendirdi.

Sorumluluğun yalnızca portföy şirketleriyle sınırlandırılamayacağını belirten Karabat, denetim kurumları ile siyasi karar vericilerin de sorgulanması gerektiğini söyledi.

KAMU FONLARINA İLİŞKİN DÜZENLEMELERİ GÜNDEME GETİRDİ

İşsizlik Sigortası Fonu ve diğer kamu fonlarının Takasbank işlemlerine ilişkin mevzuat değişikliklerini de gündeme getiren Karabat, bu düzenlemelerin kimlerin talebiyle yapıldığını sordu.

Kamu kaynaklarının söz konusu işlemlere yönlendirilmesine imkân sağlayan kararların incelenmesini isteyen Karabat, düzenlemeleri hazırlayan ve uygulayanların sorumluluklarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

EKONOMİ PROGRAMININ DÖRT İLKESİNE ELEŞTİRİ

Konuşmasının ekonomi politikalarına ilişkin bölümünde Şimşek’in göreve başlarken açıkladığı şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk ilkelerini hatırlatan Karabat, uygulamaların bu ilkeleri karşılamadığını ileri sürdü.

Fon krizinde bilgilerin açıklanmamasını şeffaflık, ekonomik hedeflerdeki sapmaları ise tutarlılık ve öngörülebilirlik açısından eleştiren Karabat; enflasyon, faiz, dış ticaret açığı ve bütçe açığı hedeflerinin gerçekleşmelerle uyuşmadığını söyledi.

Orta Vadeli Program’daki hedefler ile piyasadaki beklentiler arasındaki farka dikkat çeken Karabat, hedeflerin sürekli değiştirilmesinin ekonomi yönetimine duyulan güveni zayıflattığını ifade etti.

VERGİ YÜKÜNÜN DAR GELİRLİYE BİNDİĞİNİ SAVUNDU

Karabat, ekonomi politikalarının vergi yükünü dar gelirli yurttaşlara, tüketicilere ve esnafa taşıdığını ileri sürdü. Bu kesimlerden toplanan kaynakların uluslararası sermayeye aktarıldığını savunarak, bütçe tercihlerinin gelir dağılımı üzerindeki etkilerini eleştirdi.

Vergi cennetlerine ilişkin bilgilerin de kamuoyuna açıklanmasını isteyen Karabat, şeffaflık çağrısını bu başlıkta da yineledi.

“BORÇ BU BÜTÇEYİ YÖNETİYOR”

Kamunun borçlanma vadelerinin kısalmasını ve faiz yükünü gündeme getiren Karabat, mevcut borçlanma politikasının bütçe üzerindeki riskleri artırdığını söyledi.

“Siz borç yönetmiyorsunuz. Borç bu bütçeyi yönetiyor” diyen Karabat, Şimşek’e yönelik eleştirisini, “Siz risk yönetmiyorsunuz. Siz risk biriktiriyorsunuz” sözleriyle sürdürdü.

BELEDİYE OPERASYONLARI VE REZERV KULLANIMI

Belediye başkanlarına yönelik operasyonları da eleştiren Karabat, bu süreçlerin belediye bütçelerinin etkin kullanımını olumsuz etkilediğini savundu.

Operasyonları “siyasi” olarak nitelendiren Karabat, bu süreçlerde yapılan rezerv satışlarının kamuya maliyet yüklediğini ileri sürdü. Merkez Bankası rezervlerinin yurttaşlara ait kaynaklar olduğunu vurgulayarak, ekonomi yönetiminin bu kaynakların kullanımına ilişkin sorumluluğuna dikkat çekti.

“EKONOMİ İÇİN EN BÜYÜK SERMAYE GÜVENDİR”

Ekonomi programının başarısı açısından güvenin belirleyici olduğunu söyleyen Karabat, piyasaların Bakan Şimşek’e ve iktidarın politikalarına güvenmediğini savundu.

“Para yerine gelir. Ekonomi için en büyük sermaye güvendir” ifadelerini kullanan Karabat, hedeflerdeki sapmaların dış gelişmelerle açıklanmasına da itiraz etti. Savaşın yaşanmadığı dönemlerdeki hedeflerin gerçekleşmesini sorgulayan Karabat, konuşması boyunca Şimşek’e istifa çağrısını yineledi.

SAYYİĞİT’TEN TOPLUMSAL MALİYET VURGUSU

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise fon krizinin faturasının bütün topluma kesildiğini belirtti.