Mansur Yavaş hakkındaki soruşturma iznine sert tepki: "Somut delil yok, varsayım var"
"TALİMAT YOK, VARSAYIM VAR"
İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan soruşturma dosyasında, Mansur Yavaş’ın araç kullanımıyla ilgili herhangi bir yazılı veya sözlü talimat verdiğine dair bir bilgiye rastlanmadığı açıkça ifade edildi. Buna rağmen, hukuki bir dayanak olmaksızın sadece "beklenti ve varsayım" üzerinden soruşturma izni verilmesi, hukuk çevreleri tarafından "zorlama bir karar" olarak nitelendirildi.
KAMU KAYNAKLARI KONUSUNDA HASSASİYET: "MAAŞINI BİLE ALMADI"
Konuya ilişkin yapılan açıklamada, Mansur Yavaş’ın seçim dönemlerinde kamu kaynaklarının korunması konusunda en üst düzeyde hassasiyet gösterdiği vurgulandı. Yavaş’ın kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almadığı hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmıştır. Söz konusu iddia gündeme geldiğinde, bizzat Başkan Yavaş konuyu teftişe sevk etmiş ve yapılan incelemelerde hiçbir usulsüz bulguya rastlanmamıştır."
"ESKİ YÖNETİME SESSİZ KALANLAR ALGI PEŞİNDE"
Açıklamada, geçmiş dönemlerde belediye imkânlarının ve personelinin zorla mitinglere götürülmesine karşı sessiz kalanların, bugün somut delil olmaksızın soruşturma açması "sindirme ve itibarsızlaştırma çabası" olarak yorumlandı. Kararın, suç üretmeye ve kamuoyu nezdinde algı oluşturmaya yönelik olduğu belirtildi.
İTİRAZ SÜRECİ VE BASIN TOPLANTISI
Hukuka aykırı olduğu savunulan bu karara karşı resmi itiraz süreci başlatılacak. Ayrıca, İçişleri Bakanlığının benzer durumlardaki çifte standartlı tavrına ilişkin yakın zamanda geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenlenerek kamuoyu bilgilendirilecek.
ABB’ Basın Bürosu tarafından gönderilen açıklamada şunlara yer verildi:
2023 yılında Karabük’te düzenlenen bir seçim mitingi kapsamında, Ankara Büyükşehir Belediyesine ait bazı araçların kullanıldığı iddiasıyla; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmiştir.
Söz konusu karar metninde;
“İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış…” ifadeleri yer almasına rağmen, herhangi bir somut talimat, görevlendirme ya da doğrudan fiil ortaya konulmadan; yalnızca “bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği” yönündeki varsayıma dayanılarak sorumluluk atfedilmeye çalışılmıştır.
Seçim dönemlerinde dahi kamu kaynaklarının kullanılmaması yönünde hassasiyet gösterilmiş; Mansur Yavaş, kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almamıştır.
Kamu imkânları ile siyasi faaliyetler arasında kesin bir ayrım yapılmasını sağlamıştır.
Nitekim bu konunun bir televizyon programında gündeme gelmesi üzerine, herhangi bir tereddüde mahal bırakmamak adına konu bizzat kendisi tarafından teftişe sevk edilmiş, yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
Ayrıca, belediyeye ait araç, personel ya da herhangi bir kaynağın seçim faaliyetlerinde kullanılması yönünde yazılı veya sözlü bir talimat verilmediği de İçişleri Bakanlığının soruşturma açtığı dosyada açıkça ifade edilmiştir.
Tüm bu açık gerçeklere rağmen, ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır. Bu yaklaşım bir sindirmeye çalışma ve itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey değildir.
Bugüne kadar seçimlerde çalışanları yoklamalar zoruyla, otobüsler kaldırarak miting miting gezdiren belediyenin tüm imkânlarını seçim dönemlerinde kullandıran
eski yönetime ilişkin tek bir soruşturma dahi açılmamışken, Mansur Yavaş hakkında açılan bu soruşturmayı kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Bu soruşturma izniyle maksat, Mansur Yavaş’a yönelik bir suç isnadı üretmek ve kamuoyu nezdinde algı oluşturmaktan ibarettir.